Pinner Testi Hayatınızı Değiştirebilir mi ?

Reklam
Pinner Testi Hayatınızı Değiştirebilir mi ?

Pinner Testi Kilonuzu ve Hayatınızı Değiştirebilir mi?

PİNNER TESTİ YAPTIRANLAR NE DİYOR ?

Geçenlerde belgesel kanallarından birinde Hintli bir şifacıyı izliyorduk. Adam alternatif tıp üzerine uzman, dünyanın baharat merkezi Hindistan’da, çeşitli hastalıkları tedavi etmek üzerine çalışıyor. İnanırız inanmayız, işe yarar yaramaz; bunlardan bağımsız olarak röportajda çok mantıklı bir şey söyledi: “Tüm hastalıklar sindirim sistemi ile başlar. Sindirim sisteminiz mutlu değilse, vücudunuz problem çıkarmaya meyillidir.” Besinlerin, hücrelerimizle buluşmadan önce filtrelendiği yerde bir sorun varsa, elbette bu aksaklık daha sonra bedenimizin bir yerinden kendini belli ediyor.

 

Alerji dünyası dipsiz kuyu, kiminin toza-polene alerjisi var kiminin kediye köpeğe. Hapşırırsınız, burnunuz akar, gözleriniz sulanır, anlarsınız. Bir de gıda alerjileri var. Özellikle son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz, bebeklerdeki süt alerjisi gibi. Bebeğiniz süt içeren bir yiyecek yediğinde kızarır, kaşınır yine anlarsınız. Peki yetişkin olarak, yediğimiz bazı şeyler bize dokunuyorsa, sindirim sistemimizi zorluyorsa, halsizlik, kilo, hazımsızlık yapıyorsa ve biz farkında değilsek? Ben gıda intoleransını keşfedene kadar farkında değildim. Yıllardır her yemekten sonra hazımsızlık çekerdim, az yesem de çok yesem de patlayacak gibi olurdum. Ama çoğu zaman çok yedim heralde, ağır yedim ondandır vesaire diyerek geçiştirirdim. Sonra eşimin bir arkadaşı sayesinde Pinner Testi ile tanıştık.

Bir gün eşim, arkadaşının yanında getirdiği ekmeği çantasından çıkararak ekmeğe sandviç yapılmasını istediğini görmüş. Ekmeğini neden yanında getirdiğini sorunca da, arkadaşı Gıda intoleransını ve Pinner testini anlatmaya başlamış. Sindirim sistemimiz tarafından sindirilemeyen gıdalar, vücut tarafından bakteri gibi algılanıyor; bedenimiz de bu durumla savaşmak için antikor üretiyor. Bu mücadele esnasında vücutta çeşitli tahribatlar oluyor, bunlar bize hazımsızlık, halsizlik ve aşırı kilo alma olarak geri dönüyor. Yani sağlıklı sandığımız yiyeceklerden bazıları aslında bize zarar veriyor olabilir. Gıda İntoleransı denilen olgu bu. Pinner testi gibi gıda intolerans testleri de basitçe yediğimiz besinlerden hangilerinin vücudumuza iyi gelmediğini, hangilerini sindiremedeğimizi ortaya çıkaran testler. York ve Cambridge testleri, bu testlerden en çok duyulmuş olanları.

Arkadaşı bu testten önce sindirim sistemi ve kilo konusunda çok fazla problem yaşadığını, testler sonucunda glutene alerjisi olduğu öğrendiğini anlatmış. Glutensiz ekmek yemeye başladığında hayatı tamamen değişmiş; aşırı kiloluyken normal kilolara düşmüş, hazımsızlık konusunda hiçbir derdi kalmamış. O yüzden korkulu rüya görmektense, ekmeğini yanında taşımayı tercih ediyormuş. İntoleransı olan gıdalar dışında her şeyi – tatlılar börekler çörekler dahil- yediği halde kilosunu korumaya devam ediyormuş.

Biz de uzun zamandır bu testleri araştırdığımız, yaptırıp memnun kalan birilerini aradığımız için, eşim arkadaşından testi yapan firmanın bilgilerini istemiş. Tesadüfen firmanın o sırada daha önce test yaptıranların yakınları için bir kampanyası varmış. Bu sayede testi %50 indirimle yaptırma şansımız oldu. Filinta gibi olduğumuzdan değil ama, biz testi kilodan ziyade kronik yorgunluk, migren, deri rahatsızlıkları, hazımsızlık gibi sorunların çözülmesi için denemek istedik.

 

Testi yaptırmak çok kolay. Firmayı arıyorsunuz, size test hakkında bilgiler veriyorlar, belirlediğiniz gün ve saatte evinize bir sağlık görevlisi gönderiyorlar. Bizim testte sağlık görevlisi gelmeden önce arayıp, yanında iki adet Pinner Test kiti ile tam vaktinde geldi. Şeker ölçümünde kullanılan minik iğnelere benzer bir iğne ile parmak ucumuzdan kan aldı. Evime gelmesinler derseniz, kiti adresinize yolluyorlar, kanı kendiniz alıp kargo ile kliniğe gönderebiliyorsunuz. Kan aldıktan sonra sonuçlar 15 gün içinde çıkabiliyor, çünkü test İtalya’daki laboratuvarda yapılıyor. 15 gün sonra ister e-mail yolu ile ister adresinize posta yolu ile sonuç raporunuz geliyor. Rapor geldikten sonra firma sizi arayıp, bir defaya mahsus beslenme uzmanı/diyetisyen randevusu düzenliyor. Ortaköy’deki ofislerine gidip, yeni beslenme programınızı detaylı olarak danışma imkanınız oluyor.

 

Sonuçlarımızı dört gözle ve giderek artan bir merakla beklerken, yoğurt ve peynire intoleransımız çıkmasın diye dua ediyordum. Tam 15 gün sonra sonuçlarımız geldi. Her ama her yemeğin içinde olan soğana alerjim varmış. Yüzyıl düşünsem soğana alerjim olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Yani aslında teorik olarak bugüne kadar yediğim tüm sulu yemekler, salatalar dahil içinde soğan olan her şey bana rahatsızlık veriyormuş. İşin kötüsü bayılırım soğana. Bunun dışında patates, mısır, salatalık ve biraya aşırı miktarda; buğday, somon balığı ve cevize sınırda intoleransım çıktı. Eşimin de portakal, erik, karabiber, ton balığı, soya fasulyesi, patlıcan ve patatese intoleransı çıktı. Testte gıdalar kesinlikle kaçınılması gerekenler ve sınırlı tüketilmesi gerekenler olarak ikiye ayrılıyor. Aşağıda bize gelen rapora benzer örnek bir rapor yer alıyor.

Kırmızı sütundaki kaçınılacak gıdaları mümkün olduğunca tüketmemek gerekiyor. Bu gıdalara karşı vücudun reaksiyon seviyeleri de 4 derecede belirtilmiş. Örneğin kırmızı sütunda ve derecesi +4 olan bir gıdaya maksimumda alerjiniz var demektir.  Sarı sütundaki gıdaların tüketimini sınırlamak faydalı oluyor. Yeşil sütundaki gıdalar ise vücudumuzun herhangi bir tepki göstermediği, serbest tüketilebilecek gıdalar. Tablo dışında raporla birlikte beslenme uzmanın hazırladığı açıklamalar kısmı da geliyor. Bu bölümde de beslenme uzmanı uzak durmanız gereken gıdaları, bu besinlerin hangi yemeklerin içinde karşınıza çıkabileceği ve tüketmediğiniz yiyeceklerin eksiğini tamamlamak için yerlerine ne yiyebileceğiniz hakkında öneriler yer alıyor.

 

Sonuçlara gelince: Ben kendi adıma bu testten çok memnun kaldım. Sarı sütunda yer alan gıdaları azaltıp, kırmızı sütundaki gıdaları hayatımdan tamamen çıkardığımdan beri sindirim sistemim inanılmaz rahatladı. Aşırı kilolu olmadığım için kiloma olan etkisini tam gözlemleyemedim, yine de son zamanlarda bir iki kilo da olsa verdim. Bazı insanlarda kiloya çok daha fazla faydası olduğunu öğrendim. Artık evde yemekleri soğansız ve karabibersiz yapıyoruz. Dışarıda da yemek ve salatalardan elimden geldiğinde yasak gıdaları ayıklamaya çalışıyorum. Hazımsızlığım tamamen ortadan kalktı. Enerjimde hissedilir bir artış oldu. Eşimin benim kadar net gözlemleyebildiği bir değişiklik olmadı. Ama o da sabırla diyetine uymaya devam ediyor. Cilt problemlerindeki azalmanın buna bağlı olduğunu düşünüyoruz. Sorunsuz geçen iki aydan sonra bu testi herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim. Aşağıda testi yaptırdığımız firmanın iletişim bilgilerini bulabilirsiniz. Ayrıca testi yaptırmadan önce web sitesine girip, yazıları detaylı bir şekilde okumanızı tavsiye ederim.

PİNNER TESTİ VE DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN

iletisim

 

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: