Gaps Hastalarında Detoksifikasyon

Reklam
Gaps Hastalarında Detoksifikasyon

Hergün yediklerimizle, içtiklerimizle, kullandığımız ilaçlarla, soluduğumuz havayla, cildimize temas eden çok çeşitli maddeler yoluyla sürekli olarak zehirleniyoruz. Son derece toksik olan bu ortamda sağlıklı ve hayatta kalabilmemiz vücudumuzdakidetoksifikasyon sistemi sayesinde mümkün oluyor.

GAPS’lı çocukların ve yetişkinlerin sağlıklı gelişip işlevlerini yerine getirebilmeleri için vücutlarındaki bu toksik yükün kaldırılması için yapılan ilk şey;

1.Toksitenin ana kaynağı olan bağırsağı temizleyip iyileştirmek.

2. Bu hastaların vücudunda yıllardır birikmiş toksinlerden temizlemek.

3. GAPS Hastalarının yedikleri ve içtikleriyle, soluduğu havayla ve cildine temas eden her maddeyle toksik yükten olabildiğince         uzak tutulmalıdır.   
1. Bağırsakları Temizlemek ve İyileştirmek:GAPS Diyetinin başarıyla sürdürülmesi sonucu bağırsaklar patojen bakteri ve mantarın çoğalmaları engellendikçe ve sağlıklı floranın güçlenmesiyle; bağırsaklardaki hazas ve aşırı geçirgenlik iyileştikçe bağırsaklar toksitenin ana kaynağı olmayacaktır.

2. Birikmiş Toksinlerden Temizlemek:

       Toksinleri de hiçbir yan etki olmaksızın atan bir detoks yöntemi, meyve-sebze sularıdır. Sıkma meyve-sebze suları en etkili detox yöntemlerinden biridir. İçine bir miktar yoğurt veya kefirden elde ettiğiniz suyu eklemeniz tedavi gücünü daha da artıracaktır. Günde en az iki fincan taze sıkılmış meyve-sebze suyu içmek hastanıza pek çok temel vitamin, magnezyum, selenyum, çinko ve diğer mineraller, amino asitler ve GAPS hastalarında eksik olan çok sayıda besin kazandırır. (Kitabın 305-317 sayfalarını, kitabın tarifler bölümündeki 218. ve 219. sayfalarından yararlanınız) Meyve-sebze sularını, bardak içinde konsantre besin desteğiymiş gibi görün. Yemekten 20-25 dakika önce ve 2-2,5 saat sonra içilmelidirler.

Toksinlerin ciltten atılmasına yardım etmek için hastanızı her akşam yatmadan önce yıkayın. Sabun yerine banyo suyuna 1 fincan elma sirkesi, sodyum bikarbonat veya yosun tozu ekleyin. Bazı günler banyoya değişiklik olarak bir fincan Epsom tuzu (magnezyum sülfat veya İngiliz tuzu da denir) ekleyin.

Evinizi düzenli olarak havalandırın ve hastanızı mümkün olduğunca temiz, açık havada zaman geçirtin.

          3.Genel toksik yükü kaldırmak:
Hastanın evi olabildiğince kimyasallardan arınmış olmalıdır. Ev temizlik malzemeleri, boyalar, halı ilaçları ve diğer toksik maddeler olabildiğince en az miktarda kullanılmalıdır. Yaygın olarak bulunan bütün ev temizlik malzemeleri toksiktir. ev kimyasalları yerine bilinçli bazı firmaların ürettiği daha güvenli olan biyoçözünür alternatifler kullanılabilir.
Hasta detoks sürecindeyken evi yeniden dekore etmek, yeni halı ve mobilyalar almak pek akıllıca değildir. Boyalar, çoğu inşaat malzemeleri, yeni halılar ve mobilyalar son derece toksik kimyasalları bol miktarda yayar. Bu kimyasalları akciğerlerimiz, derimiz ve mukus zarlarımız yoluyla içimize alırız. Yeni halılar son derece kanserojen formaldehid maddesini yüksek miktarlarda ve birkaç yıl boyunca yayabilir. Yeni mobilyalar yanma geciktirici kimyasallarla doludur. Yeni boya en az altı ay boyunca son derece toksik düzinelerce kimyasal yayar.

Vücuttaki genel toksik yüke en çok katkıyı kozmetikler, parfümler ve diğer kişisel bakım ürünleri yapar. İnsan cildi çevresindeki çoğu şeyi hemen emer; bu konuda bazen sindirim sisteminden daha da etkilidir. Kişisel bakım ürünlerinin yaygın olarak kullanılması, etrafımızdaki kanser salgınının sebeplerinden biridir.
Talk pudrası yumurtalık kanserine yol açabilir.
Sodyum Loril Sülfat (SLS) çoğu şampuan, sabun ve diş macununda bulunan son derece toksik bir deterjandır.
Florür, vücuttaki bütün sistemler için korkunç bir zehirdir. Diş macunları ve diğer diş bakım ürünlerinde yaygın olarak bulunur.Titanyum dioksit kanserojendir.
Trietanolamin (TEA) ve Dietanolamin (DEA) kanserojen nitrozaminleri oluşturur.
Lanolin toksik olmayan, doğal bir madde olsa da genellikle DDT ve diğer kanserojen böcek ilaçları katılmış halde bulunur.
Diyoksan, soluduğumuz ve cilt tarafından emilen diyoksan yüksek düzeyde kanserojen bir maddedir.
Sakarin kanserojendir.
Formaldehid toksiktir ve kanserojendir.
Propilen glikol kanserojendir.
Kurşun, alüminyum ve diğer toksik metaller çoğu kişisel bakım ürününde, özellikle deodorant ve makyaj ürünlerinde bulunur.
GAPS  Hastalarında kişisel bakım ürünlerinin kullanımı olabilecek en az seviyede olmalıdır..
Çocukların doğal diş macunu dışında kişisel bakım ürününe ihtiyacı yoktur. Bazı firmalar listede bulunan toksik maddeleri içermeyen, güvenilir kişisel bakım ürünleri üretiyor.
Yüzme havuzları son derece toksik yerlerdir.
Çamaşır tozları ve sıvıları; giysilerimizde, yatak örtülerimizde ve havlularımızda kalarak toksik yüklenmeye katkıda bulunur. Bu ürünlerin ekoloji dostu alternatiflerini arayın.
Evlerimizden toksinleri uzaklaştırmak istiyorsak en iyi dostumuz ev bitkileridir. Ev bitkileri, toksik gazları tüketir,
GAPS hastaları küflere karşı hassastır.

Detoksifikasyon ve çevresel toksinlerden uzak durmak GAPS Tedavisinin önemli bir parçası olmak zorunda.

 DİKKAT:Ağır Metal Şelasyonundan kaçının 

Ağır metal şelasyon ilaçlarının tüm kimyasal ilaçlar gibi yan etkileri ve komplikasyonları vardır.
DMSA ve diğer şelasyon ilaçları doza bağlı kemik iliği baskısı yaratabilir. Bu durumun ortaya çıkardığı nötropeni vetrombositopeni; kan pıhtılaşmasını ve ayrıca enfeksiyonlara ve diğer toksinlere karşı kan bağışıklığını olumsuz etkileyebilir..
Şelasyon ilaçları, büyük olasılıkla bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı olarak, bağırsakta patolojik mantar ve bakteri çoğalmasına yol açar.
Şelasyon ilaçları ağır metalleri toplarken, bağlandıkları temel mineralleri vücuttan alıp götürür.
Şelasyon ilaçları çinko dışında bu hastaların zaten eksikliğini çektiği magnezyum, molibden gibi diğer temel mineralleri de şelat yapar.
Şelasyon ilacı kullanan hastaların kanında transaminaz denilen bir enzime yüksek miktarlarda rastlanır. Bu enzim karaciğer hasarının, özellikle hepatositlerin (karaciğer hücreleri) zarar gördüğünün işaretidir.
Şelasyon ilaçları böbreklere zarar verdiğinden, böbrek sorunu olanların kullanmaması gerekir. Karaciğer gibi böbrek fonksiyonları da şelasyon sırasında sürekli gözlenmelidir.

Şelasyon sırasında ortaya çıkan birçok yan etki var:otistik semptomların gerilemesi, anoreksiya, yorgunluk, sinirlilik, mide bulantısı, uyku bozuklukları, ishal, şişkinlik, makülopapüler cilt lezyonları. Yüksek ateş, ishal, poliartrit, kurdeşen, kas ağrısı, akciğer iltihabıyla görülen ciddi toksik reaksiyon, hemoliz (alyuvar yıkımı), ciddi nötropeni (bağışıklık sistemiyle alakalı kan hücresi azalması) ve trombositopeni (kan pıhtılaşmasından sorumlu kan hücreleri trombositlerin azalması) gibi çok daha ciddi vakalar kaydettiler.

Bazı detoks sistemleri çalışmadığı için bu çocukların tedaviden sonra çevreden aldıkları ağır metalleri yeniden biriktirmeye başlamaları olabilir.

iletisim

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: