İdeal Kilo Nedir ve Nasıl Belirlenir

Reklam
İdeal Kilo Nedir ve Nasıl Belirlenir

 

Her şeyin modası olduğu gibi kilo seviyelerinin de modası olmaya başladı. Eskiden “Bir dirhem et bin ayıp örter.” , derken sonraları fazla kilolu olmak ayıp olmaya başladı. Şimdilerde bu daha da  abartıldı. Artık sıfır beden olmak moda oldu. Bu noktada insanlara empoze edilen bu ideal kilo kavramı nedir? Nasıl belirlenir? Neye göre değişir? Herkes için sabit bir kilo var mıdır? Soruları insanların kafalarında oluşmaya başladı.

Bütün bunlar beraberinde sağlık için tehlike çanlarının çalmasına yol açıyor. Nasıl ki fazla kilolu olmak sağlık açısından birçok hastalığı beraberinde getiriyorsa aşırı zayıf olmak da aynı şekilde sağlığa zarar veriyor. Bazılarında aşırı sağlıklı olma takıntısı olarak başlayan bu tutku çığırından çıktığında sağlığı tehdit etmeye başlar hale geliyor. Buna ulaşabilmek içinde örnek alınan ünlünün uyguladığı diyetler, metabolizmasına uyup uymadığı irdelenmeyen çok kilo vermeyi vaat eden diyetler uygulanır. Bunlar da yetmezse ya çok yenir sonra suçluluk duygusuyla çıkarılmaya çalışılır ya da yemek yememek tercih edilir. Sonuç ne mi olur? Çoğunlukla hüsran, genelde o vaat edilen kilo verilemez.  Verilse de korunamaz. Zaten içinde yazanları bulmak da genelde zordur. Bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu da sağlığa zarar vererek, metabolizmanın bozulmasını sağlamakta ve insan ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum, benim metabolizmam yavaş çalışıyor, su içsem yarıyor” gibi umutsuzluğa kapılmasına neden olmakta ve mutsuz olmasına yol açmaktadır.

Her şeyden önce ‘İdeal kilo nedir? Nasıl belirlenir?’ sorularına cevap verecek olursak; tabiî ki kişinin yaş, boy ve cinsiyetine göre kilo düzeyi değişkendir. 18 yaş kilosu 30’lu yaşlarda bizim için ideal değildir. Yaşla kilo biraz artar. İlerde osteoporoz (kemik erimesi ) sorunu ile karşılaşmamak için bu gereklidir. İdeal olan kişinin koruya bildiği sağlıklı olduğu kilodur. Toplumsal dayatmalar sonucu kilo vermeye mecbur hissederek bu kişiler uyguladıkları diyetlerle sağlıklarından olmaktadırlar; bunların sonucunda mide problemleri, saçlarda aşırıya varan dökülmeler, ciltte kuruma ve ağız kenarlarında yaralar,  gençlerde gelişim bozuklukları, kalp hastalıkları, genç kızlarda adet düzensizlikleri hatta tamamen adetten kesilme, kaslarda erime vb. problemler ortaya çıkmakta. Bazen kişi ne kadar zayıflasa da kendini hala kilolu görebiliyor ve geri dönüşümü zor bir sürece girebilir. Açıkçası ben bir diyetisyen olarak bu tür isteklerin karşılanmasını sağlıklı bulmuyorum ve hiçbir meslektaşımın da bunu desteklediğini düşünmüyorum. Bu kişilerde bağışıklık sistemi çöktüğü için sonu ölümle bitebiliyor.

Oysaki vücudumuzda yağa da ihtiyacımız var. Yağsız yüzdesinin düşük olması hayati tehlikeye yol açıyor. Sağlıklı bir insanın vücudunun % 20’si yağdan oluşur. Yağ dokusu vücutta organların etrafını sararak koruyucu bir görev üstlenir. Vücut yağ yüzdesi 20- 30 lu yaşlarda bayanlarda % 10‘lara düşmesi, erkekte ise % 7’ ye kritik düzeydir, bunun da altına inmek hayati risk yaratır. Yaşla sahip olunması gereken yağ yüzde düzeyi biraz daha artar. Artı sıfır beden olma uğruna yapılan diyetler kişiye daha çok kas kütlesini ve vücut su düzeyini kaybettirir. Kabul edilebilir en düşük beden 36 dır. 30 ‘lu yaşlarda bu 38 bedenlerde olması daha idealdir. Zayıflık tutkusu ile sağlıksız bir görüntüye sahip olmak hoş değil. Boyu 155 cm olan erişkin kadınların ihtiyacını karşılamak için ülkemize gelen 34 beden kavramı özellikle genç kızlarımızda önüne geçilmez zayıflama tutkularına yol açması üzücüdür.

İdeal kilo tanımı yapabilmek için kullandığımız terimler BKI (Beden Kitle İndeksi) veya BVİ (Beden Vücut İndeksi) gibi değerler vardır. Bu değerleri bulmak için kilo / boyun m2 cinsinden değerini alırız. Çıkan değere göre kilo üzerinde yorum yaparız. Buna göre erişkinlerde;

 

 

Bu aralıkların değerlendirilmesinde yaş ve cinsiyet faktörü önem kazanır. BKI / BVI değeri ideal olduğu halde bazen yine de mutlu olmayabiliriz. Bu noktada yağ yüzdeniz önemlidir. Yağlı ve kaslı kilonun görünümü çok farklıdır. Bu noktada kişinin yağ yüzdesini azaltacak şekilde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılabileceği ve beraberinde sporunda olduğu bir program izlenir. Sporcularda bu tablo kullanılmaz, dediğim gibi yağ yüzde oranı bu kararda önemlidir.

Çocuklarda ise  büyüme eğrisi dediğimiz persentilleri kullanırız.

Bu noktada aklınızda hep şu soru olmalı neye göre şişman, kime göre şişman. Koruyamadıktan sonra o kiloya inip sonra tekrar kilo aldığınızda vücudunuz daha çok hasar görecektir. Kilonuz sağlığınızı fazla kilolu denilen noktadan itibaren tehdit etmeye başlar. Bu noktayı aşmak beraberinde birçok sağlık sorununu getirir. Önemli olan bu boyutlara erişmemektir.

Untitled-2

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: